‘Ya hayrandır sana,
ya düşman.
Ya hiç yokmuşsun gibi unutulursunya bir dakka bile çıkmazsın akıldan…’

Beşiktaş da böyledi Mustafa Kemal Atatürk de…
Belki de bu yüzden maç “Mustafa Kemal’in askerleriyiz” sloganı ile başladı.
Tabii taraftar için bu maç ‘Kupa finalinin’ rövanşıydı.
Top hâkimiyeti iyi pası, iyi pas golü getirdi.
Zaman zaman uzun paslarla rakibi kanatlardan yakalamaya çalışan Beşiktaş ilk yarı itibariyle skoru daha da fazla yapabilirdi.
Neyse maçı mutlaka seyretmişinizdir.
Böyle anlarda Beşiktaş nedir diye sormalısınız.
Beşiktaş demek, Beşiktaş’ı bir kez seyretmek isteyen bedenine dokunulduğunda derisi kalkan “Kelebek Çocuğu” Diyarbakır’dan İstanbul’a maça getirmek demekti!
Beşiktaş demek, bir çocuğu mutlu etmenin dünyalara bedel olduğunu bilmekti. Bu Trabzon forması giydi diye forması üzerinden çıkartanların yüzünün kızarması demekti!
Beşiktaş demek, yenilen rakibini teselli etmek demekti…
Beşiktaş demek depremde atkı olmak, kazak olmak demekti…
Beşiktaş demek, haksız penaltıya “Penaltı değil” diyerek kararı iptal ettirmek demekti…
Beşiktaş demek, formaları üzerlerinden çıkartılan çocukları İnönü’ye formaları ile birlikte davet etmek demekti.
Çünkü, Beşiktaş demek ahlâk demekti!
Beşiktaş ikinci yarıya tutuk başladı. Herkes “Beşiktaş’a ne oldu?” diye merak ederken Quaresma’nın Beşiktaş’ı rahatlatan golü geldi.
Bu gol Beşiktaş ile taraftarı da ateşledi.
Taraftarının vazgeçilmezi “Yaşa Mustafa Kemal Paşa” İnönü’nün sanki nazar boncuğu gibiydi!
Quaresma çılgın alkış yağmuru altında sahadan çıktı. Lens bir kez daha sahnedeydi.
Bakın, “The only source of knowledge is experience” diyor Einstein…
Yani, “Bilginin tek kaynağı deneyimdir”!
‘Zaferlerin’ de temelinde bu yatardı: Deneyim…
Beşiktaş da Konya ataklarını var olan o ‘deneyim’ ile durdurdu.
Ancak son dakikaların rahatlığı, başka maçlarda geçerli değildir, benden söylemesi!
Böyle bir maçın sonunda da, bu yazı nasıl başladıysa öyle bitmeliydi.
‘Ya hayrandır sana,
ya düşman.
Ya hiç yokmuşsun gibi unutulursunya bir dakka bile çıkmazsın akıldan…’
Hem Büyük önder Mustafa Kemal hem de Beşiktaş

Büyük şair Nâzım Hikmet ‘İnsanı’ı böyle anlatıyor.

Cevap Yaz

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz