dfgdfgdf

Kötü bir lig, kötü takımlar…
“Kötü” zalimlik anlamında değil elbet.
Yetersizlik, beceriksizlik, alt seviyede olmak…
Düşünsenize ligin ilk yarısı neredeyse bitmek üzere 13. hafta cumartesi itibariyle liderin topladığı puan 22…
Sivas alırsa 24, FB de maçı kazanırsa 23 puan olacak.
Oysa puanların 30 üstü ve hemen altı civarında olması gerekirdi.
Bu bile ligin futbol kalitesinin derecesini gösteriyor.
Tarihin en kötü başlangıcını yapan Beşiktaş’ın ise lig lideriyle arasında öyle “ah vah” dedirtecek bir puan farkı yoktu.
Sezon başından beri kötü ötesi futbol oynayan Beşiktaş hala şampiyonluğun en büyük adaylarından biri…
Konya maçını alırsa 21 puanla “Kötüyüm amma ensenizdeyim” diyecekti.
Konya karşısında kalesinde sürekli baskı gören bir Beşiktaş..
Avrupa’da en üçlü rakiplerinin dizlerini titreten Beşiktaş’tan böyle bir takım “yaratmak” gerçekten “yetenek” isterdi…
“Ben Beşiktaş’tan daha fazla puan topladım” diyerek son iki sene için Şenol Güneş’e gönderme yapmak gerçekten acınacak bir durumdu…
Adama sorarlar “Peki burada ne yaptın hoca” diye…

Mesela Diaby çıktı, yerine Nkodou girdi.
Ama futboldan birazcık anlayan herkes ne bekliyordu, Diaby’nin forvet arkasına gitmesi. Nkodou oyuna girmeliydi ama çıkacak oyuncu Diaby değildi birader…

Konya’nın gol yemesi için ata yapması gerekiyordu, onu da yaptılar.
Konya’nın atağa çıkarken yaptığı hata pahalıya patladı.
Burak Yılmaz, Caner’in verdiği pası iyi kullandı ve durumu 1-0 yaptı.
Ama bu oyun kalitesiyle bunun adı olsa olsa “Çekirge bir kez daha sıçradı” olurdu.
Ama şöyle de düşünebilirsiniz:
“E biraz da kötü oynarken kazanmak Beşiktaş’a nasip olsun..”
Peki, olsun…
Bu arada, Beşiktaşlının ayağını koparmasına giren Konyalı oyuncuyu atmayan Hakem Beyciğe söyleyecek cümle bulamıyorum..

En Kalbi Muhabbetlerimle…
Ben CAN; Orhan Can

Cevap Yaz

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz